Önder's profileVATAN BOZKURT GÖLGESİ, K...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
VATAN BOZKURT GÖLGESİ, KORKUTUR ÜLKÜSÜ..!TÜRK' E KEFEN BİÇENİN ÖLÜMÜ KORKUNÇ OLUR..!
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
SEVDAN SÜRGÜN KAYSERİ' DEOlmadığın zamanlar bana çile,
Katığa hasret, Suya yanar bir ciğer gibi çaresizlik...
Voltalarımda, gece yürüyüşlerimde... Sana çıkıyor her yön ,
Yarınlarım senli, Hayallerim, rüyalarım herşeyim sen...
Tüm feza, Bu Erciyes hep seni, hep seni sayıklıyor.
Sen olmadığın zamanlarda bile, olmuyor yorgun hayaller. Yokluğun çıldırası bir isyan, Bir tokat, buz kesmiş yüze,
Yokluğun akıl kaybının adı. Bir adı cehennem, kaynayan sular
Ah Erciyes yerlebir ol
Talas göm kendini topra' ğa
Yokluğun parçalanan bağrım
Alnıma çarpan balyoz
Kurulamayan cümleler
Yokluğun şerefsiz
Sevdan sürgün Kayseri' de
Ve her defasında ölüm kahrolası
Önder ÖZTÜRK
05 Temmuz 2009
PAZAR
03:25
CENNETİN KIZI 2Gidişinin ardına bakamadım ne yazık, Oysa cesedimin serildiği musallamdın sen. Bir ömür soluğumu kesen, Ölümümü yüklenen sevdamdın sen.
Cennetin kızı, ey! ah-u zar. Afakanlarıma efkarı içiren ey! nar. Düşleyen yanımı okyanuslarda boğan, Ölümün ta kendisi, benliğimdin sen.
Sen bulaştı toprağa kırağı düşer gibi, Üşüyen hücrelerime ten bulaştı özlenen. Suskunluk sonrası sızını bırakır gibi, Makberi kabrime sokandın sen.
Önder ÖZTÜRK 19 06 2009 CUMA 21 : 00 DUY
Sana vaat ettiğim topraklarda hükmünü sürüyor zülüflerin ve cemalin bin parçaya bölünüp bin güneş oluyor. Isıtıyor sana inşa edilmiş sarayları, mabedleri…
Bir dua dökülüyor avuçlarımdan kardelenin duası gibi. Hazan giyinmiş Haziran süzülüyor aylardan. Ezan’ a makam ismin sanki. Cismine soyunan tabiat ismine sarılıyor.
Sığınmacı ve de adanmış hayatımın koyu sularında ıslanan ilticacı düşü. Unutmadım merak etme. Bir bayram arefesi, kapı gıcırtısı ve de patlayan hücrelerim inletiyordu şehrimi. Buz kesmişti kaldırımlar ve dualar sağanak sağanak dökülmüştü avuçlarımdan.
Sevmeye mecalin kaldımı diye sor bir kere. Eminim sakıncalı cümleler kuracaksın adına müebbet denilen. Çürüyen, rezil, kadehlerdeki çarpışmalar gibi kepaze eminim.
Karanlık şehir duy. Hiç durmayacak gözyaşımın emaneti şehir duy. İsmine soyunduğum, cismine sarıldığım, müebbeti olduğum ey! Çürümeye yüz tutmuş bir şehir sallanıyor satır aralarında. Duy, ey makamında çalan şarkı…
Önder ÖZTÜRK 12 Haziran 2009 03 : 15 VE BİR DUASIN DİLİMDE
Gözlerime perde çökeli yedi bilmem ay oldu. Yokluğunun sınavını veremedim kuzum. Gece yarıları varlığında yudumladığım,ve sırılsıklam olduğum ay ışığı sızdı dudaklarımın kenarından. Acılar içerisindeyim, anlıyamıyor ve algılayamıyorum. sadece ciğerim yanıyor ateşde odun gibi.
Dualarım hançerledi beni ve çocukluğum bir okyanus kadar çilesine yaren eyledi. Onca zamandan sonra istiflediğim cümleler şimdi sus pus oturmalı, ve karantinada kavrulmalı mı? Anımsat bana haydi, yokluğunda bile aşkı hissettir. Tenime tenin yapıştı, kuruldun tüm hücrelerime.
Rüyalarım rüyalarına karıştı. Karanlıklarda korkak çocuk gibiyim. Guslünü bile alamadan tabiat, sabahlara karşı kaçan serçe gibiyim. Ne olur sanki tutupta çeksen beni . Yusuf’ un kuyusundan beter düştüğüm yokluğun. Ne olur sanki sıla ve naza hayat versen. Ben sensiz düşsüz ölü gibiyim.
Senden sonra camımdan gitmedi gözlerimin buğusu. O hıçkırıkların tenimde terim gibi. Göçmen hayatım senden sonra başladı. Ve mülteci dediler adıma, soyadım sendin oysa, bunu bilemediler. Gelde baharıma kış ol razıyım. Ben bu şehirde sarı sedyelerde teklemekteyim.
Katledilmiş bir hayatın tek sanığı, Ben gözlerinde öldüm. Açta avuçlarını tabutum cennete açılsın. Hala en temiz yanımsın, Ve bir duasın dilimde.
Önder ÖZTÜRK 29 Mayıs 2009 21 : 00 AŞKINA DİVANE BİR MABED KURDUMKahrın dilencisiyim ben.
Erken ölmeliydim belkide. Vücudum yaralar içindeyken her dem. Aşkına divane bir mabed kurdum. Cahilim, her anım bir günah.
Kim söylemiş keyfim sefa. Soluduğum her anım hep günah. Aşkına divane bin mabed kurdum. Gözüme çektiğim ahım efkarlandı.
Bir benmi yandım, bir benmi kaldım. Mecnun' un sevdası vallah beyhude, Aşkına divane bir mabed kurdum. Önder ÖZTÜRK
19 MAYIS 2009
15 : 00 SEVİYORUM
Seni hala çok seviyorum. Erciyesin dumanı tütüyor bağrımda. Kilometreler de kokunu kokluyor, kaçıyorum buralardan, senden, cisminden... Aklımın bohçası bile almıyor artık, işgale yığılıyor aklımın mevsimi. Ne zaman essen, ne zaman düşünsen, sen oluyorum hala. Hayatımın rafa kaldırılmayacak kadar değersiz şeyleri içimi acıtıyor, değersiz kılıyor beni.
Avuçlarımda hala senin masalların var. Öksüzlüğümün, yetimliğimin, paçavra hallerimin ve dışlanmışlığımın avutan merhametiydin sen. Ya şimdi nerdesin, hangi solukların zindanlarındasın, parmaklarımı kanatıyor hiçliğin. Düşsel sarsıntılar düşürüyor beni. Ellerime yokluğun bile düşmüyor. Ve ben yüzümdeki yokoluşunun kalıntısıyla, kendi ayaklarımın altında eziliyorum.
Seni hala çok seviyorum. Seni çok seviyorum. Seni seviyorum. Seviyorum.
Önder ÖZTÜRK 14 / 05 / 2009 PERŞEMBE 22 : 30 CENNETİN KIZI
Hiç bir telaş kaygı etmedi, benim seni ettiğim kadar. Ve hiç bir hayat yüze tükürmedi, ben seni tanıyana dek. Sevgili! Yüzümemi gelmedin. Hırçın sularıyla semtini yıkarken marmara, Kovma n'olur, kapında beklemekteyim. Kabuk değiştirmiş bir sürüngen gibi, Dilenmekteyim!
Kutsiyetini mevlamdan alan çuha çiçeği, Nemli bir sabaha uyanmaktayım. Sadece nefesine ihtiyacım var, Acile düşen bir hasta kadar. Ayrıntıları hiç düşünmeden, Koleksiyonlara düşmüş tüm aşklardan sıyrılarak, Koca bir coğrafyada kanamaktayım. Çocuklar biriktiriyorum. Salıncaklar kuruyorum. Gel bir elde sen ol. Cennetin kızı! Direnmekteyim.
Önder ÖZTÜRK 04 MAYIS 2009 22 : 03 BU RUHUN TERCÜMESİ
ÇANAKKALE YIKILMAZSINÇanakkale yıkılmazsın, Etten bir duvarsın. Sen Fatih' in gölgesi, Şeyh Şamil kartalısın. Gökkubede bir ezan, Altaylarda bir Bozkurt, Hilalim gibi zulümlere, Vurulan bir prangasın. Kızıllığınla kamaştırdın gözleri,
Sanki bir şafak vakti. Allahu Ekber sesleri, Mehmetçiği siper etti. Sardı heryeri korku telaş, Şimşek gibi çaktı bayrak, Çanakkale konuştu, attı herkese nutuk. Önder ÖZTÜRK
1998 FİKRİMCE BEN SENİ HAYAL ETMİŞTİMFikrimce ben seni hayal etmiştim.
Dağ bayırlarında açan gül neki yanında.
Toroslarda ceylan varmış sürüsüne bereket.
Bakabilirmi senin baktığın gibi,
İçimdeki ateşe kibrit çakabilirmi.
Oy sevdamın ay kadarı,
Hislerimin gece yarısı,
Hayallerimin yalın hali,
Fikrimce ben seni hayal etmiştim.
Su gibi berrak, ateş gibi yakıcı,
Ve ölüm gibi gizem dolu.
Tahtlara oturtamam ki seni.
Padişah hükmünü verse,
Bu gönlümün yoktur başka yeri.
Benim dert dağım.
Benim yıldızım.
Fikrimce ben seni hayal etmiştim.
Sekiz asır geçti kısa ömrümden.
Kaç şafakta hazmettim ben bu sevdayı,
Şimdi mahrumum yüzündeki gamzenden.
Kaç aradan sonra sis gördü bu şehir.
Ateş düştüğü yeri yakar,
Yanılgımın ta kendisisin şimdi.
Nöbet gecelerimde kriz düşümsün.
Titreşir bu şafak migreni tutan gecede.
Ve ambulans sedyesinde yaşar düşler, hayaller.
Çaresizce bir umudun soğk duşunda,
Son çırpınışları belkide,
Vereceği son nefesi
Mübtelası olarak bir benim kalan geride.
Yalancı yıldızım.
Zannedemediğim.
Gerçeğin ta kendisi.
Hiç üşümemeiştim mayıs ayında,
Ürpermemiştim hayalinle,
Karabasanlarla boğuşmamıştım seni düşlerken,
Ben sadece seni fikrimce hayal etmiştim.
Şafak katili !
29 / 08 / 2005
Önder ÖZTÜRK
22 : 24 VATANVatan can taşır, tebessüm eder,
Sığmaz Tanrı dağına.
Toprak kan gölünde dolanır,
Okur şehit türküsü.
Edep, haya ondadır, yazar beyaz alında,
Vatan Bozkurt gölgesi, korkutur ülküsü.
Vatan karanlığa zindan, güneşi sabahların.
Bayrakta umut vardır,
Esarette özlem dişler.
Gazi bedenlerde oturmuş,
Toy bedenlerde yakın,
Ölümü çok güzeldir, yüreklerde genişler.
Vatan zeytindeki sabır,
Duadır kitaplarda.
Vatan dillerdeki Tekbir, aşılacak deniz.
Vatan edilen yemin, nurdur alında,
Vatan ana sütünde büyüyen bedenleriz.
Önder ÖZTÜRK
12 / 12 / 2000
SALI
16:10
YAZIKLAR OLSUN MU DEMELİYİM ?Issız sokaklarda, düşlerime ait adımlar çıldırtıyor mahalleni.
Sahipsizliğin tanrıçası sahraların, Tenimi yakan tarafı hücrelerimi parçalıyor. Sabahı sarhoşların mırıldanması bozuyor. Geceden kalan alçakça cümlelerin son kırıntıları, Asaletin çıplaklığını sergileyen senin, damarlarını patlatıyor. Yazıklar mı olsun demeliyim…! Şimdi anlıyamadığın acı bir tecrübenin, Ağıdını yazıyorum en baştan seni Allah' a havale ederek. Belki tekrar sevdan basar. Gazeteler beni yazar. Mahkemeler beni yargılar. Az sonra devriyeler çıkar sokaklara, Bakarsın basılırım amansız. Baykuşlar tüner ve devreder geceye hımbıllığını. Tek göz odamın tuvaline düşen alçak sevdalısı Ağız kokusu kahkahaların bozuyor şehrimi Salyalarının büyüttüğü sözde insan lakırdıları tutuyor elimden Ve sürüklüyor aşkın kucağına Def olmalısın Çek git yalın kahır, Vuslat görüntüsü, Ve sahnende sergilediğin hasret palyaçosu Çek git Beş para etmeyen iki satrımın muhteşem dünyası vardı, Mesut ezgilerinde yaşadığım. Şimdi bütün yolları boğuyor beni Gidişin aylar oldu sen hatırlamazsın Bu öldürüyor beni Ah şu sevdanın bendeki asaleti varya, Dünyayı dize getiren. Durduruyor gözyaşlarımı. Şimdi anarsın belki beni, Parçala ağzını, Yum gözlerini, Bellimi olur yalanlarına şahidlik edecek belki kulakların Bellimi olur sahte tarafın gözyaşlarını görecek Ey adı sevdaya yabancı Ey gözyaşlarında boğulan kahkaha tufanı Ey ayak altlarında ezilen değersiz Soluduğun havanın ziftini gördüm artık Sokaklarını süslüyordu mazindeki kıskançlığın Çağlayan bir çıldırış var hala anlamadığım Çek git Çek git Bağrını açan şehrinin enlemleri namert dolu Boylamları sabırsız Ve tüm tabiatını sarmış nankörlük Bir daha düş alçakların eline Ve çatlasın damarların Yazıklar olsun mu demeliyim ? Nineler vardı uzaklarda, Çok uzaklarda bir sıkma ve bir gözleme sunan Güneş yanığı nineler vardı. Onların diline düştü ağıtlarım, İçim sızlar. Nasıl benimsemişim seni Ben hala ben olamadım. Elem yüklü yollarmış sana çıkan yollar Beni duyupta sevme artık Beni görüpte sevme yeter Baykuş! Sen hiç sevmemişsin ki beni. Önder ÖZTÜRK
09 Nisan 2009
20 : 40
GEM VURAMADIMBir sana gem vuramadım.
Anlayamazsın.
İsmini şal gibi geceye örttüm.
Heryer gülizar, heryerde yar,
Olsa ne yazar.
Vaktin eşiğini dağlarken can.
Senin adını yazıyor hasret.
Şakaklarımdaki sabah delik deşik.
Bilemezsin...
İçim geçiyor zamansız.
Hiç büyümemiş gibi senden sonra.
Bir bana gem vuramadım.
Kavrayamazsın,
Aklın kaldırmaz.
Ben sana muhtacım.
Olsun her yer gönüllere bade.
Ben sana bağlıyım, razıyım.
Heryerde adın yazılıymış.
Ne yazar,
Hasrette can dururken.
Ey! Ecel.
Önder ÖZTÜRK
08 / 08 / 2004
03 : 50 KARANLIKAradan bin yıl geçti.
Bir ben ölmedim.
Birde saksıda büyütüğüm sen.
Coğrafyalar değişti.
Tabiatlar çoğaldı.
Bir yıldızlar aynı,
Sokaklar yine bildiğin gibi,
Karanlık.
Yürek biriktiriyorum şimdi.
Bir bin yıl daha,
Ve bir bin yıl daha,
Seni büyütüyorum.
Of! Hasrette can yok diyorlar.
Bilmezler ki.
Aradan ikibin yıl geçti.
Yollar o yol değil artık.
Sevdalar yabancı,
Ne ben aynı,
Nede sokaklar
Yüreğim yalancı
Bir sen değişmedin
Birde saksıda büyüttüğüm
Dağlar bildiğin gibi işte
Karanlık
Şimdi her yer karanlık
Her an,
Her zaman,
Karanlık vede karanlık.
Heryer karanlık.
Önder ÖZTÜRK
06 / 07 / 2004
SALI
16 : 06
NEBAHAT Bazen ya da daha doğrusu şu günlerde fırsat buldukca zamanımı yağmur damlalarının istanbul' la buluştuğu zamana şahid olabilmek için pencere kenarında boşluğa bakarak geçiriyorum. Islanan çiçekler, başını eğmemek için sağanakla mücadele eden yapraklar, varlığından insanları haberdar etmek için çırpınan taşlar, caddelerde gezinen kırık düşler, geçmiş zaman, gelecek zaman, acı, mutlu ve her türlü mazinin sokakta dansına takılıyor gözlerim. Sökülüyor ferimden bir parça ve hüzün doluyor gözbebeklerime.
Ah çocukluğum, dizleri yamalı, burnu akmış, eli çamurlu, dili peltek, yokuşlarda düşe kalka geçen bir hayat. Elma şekerine olan hasretliğim şimdi dizboyu. Ya sevdalarım, çocukluğumun en masumane yaşattığı sevdam, tebessüm ettirsede bana, hala düşlerine daldığım ve soluduğum havasında hiç uyanmak istemediğim bir zamanın en acı vakti.
Yağmur yağıyor.
Başım ağrıyor.
Saçım ağırıyor.
Dışarıda raksediyor şimdi sıla ve naz. Erciyes' e cemre düşüyor, Üsküdar' a sevdalarım. Benim odama ise sağanak sağanak çocukluğumun en masumane aşkı.
Nebahat. Ağlamam lazım.
Önder ÖZTÜRK
22 / 03 / 2009
21 : 43 SORGULANMALIHala sokağında insanlar ayak izlerimi konuşuyor. Ve dirhem dirhem yanıyorum. Usumun şafağı söküyor. Kızılın pembesinde insanlar odalarından çıkmıyor. Ya biz... Elbet bir açıklaması olmalı,
Sorgulanmalı ılık nefesini bağrına basan şehir Ve tüm coğrafya Önder ÖZTÜRK 12 Mart 2009 10 : 10 ADIN AYRILIK OLSUNYüreğim sensizliğe bir kere yok dedi ve gördüğüm tüm ayrılıklar kederime katık oldu. Saldık sıla, naz ve ben tüm hüzün dolu geceleri. Seyrine doyum olmayan o hayal perdesi cemalini yorgan bildik, seni gördüm bir kere olmaz deme, sana hayır diyemem. Benim, gözlerine heyecanlandığım kalbimsin ve damımsın başıma.
Adın kavuşmak olsun bu kere, ne olur ki ismin dillerde zikirdeyken. Adın kavuşmak olsun uğruna aklımı kaybettiğim. Çileden çıkıp çilesine düştüğüm. Her gece kahır basarken afakanlarımı, mahşerden sanki bir el uzanır ve yanar birden tüm şehrin ışıkları. Ben yanarım cayır cayır.
Bu akıl varya bu akıl, mümkün mü şimdi bir kalemde paçavra gibi atıvermek. Her zerresinden sen fışkırıyorsun, hasretini zehir bildiğim. Yoksa harammısın, kırılsın tüm kemiklerim. Günahını zikrediyorum. Ateş sunuyorlar heryerden, adın ayrılık olsun. Kavur beni.
Önder ÖZTÜRK 25 / 02 / 2009 20: 30 GAZİANTEP SEMALARI Gaziantep semalarını kuşatmışken akşam, ayazlanan vücudum ağrıtıyor başımı. Coğrafyalarda adıma yalnızlık denmiş, kırık aynalarda iki kişiyim ben. Cümleler hep isyan, devrim öncesi ihtilal havası gibi. Biliyorum sen yoksun, anladım ki hiç olmadın, dudaklarım terk edilmiş şehirlerin mülteci çocuklarının suya hasretliği, ekmeğe köleliği gibi dudaklarına serap kaldı.
Eyüb' ün ayaklarına sarılır gibi sarıldım senin ayaklarına, bu kutsiyete inanmıyormusun..! Büyüttüğüm cümlelerim hala her gece ismail misali adaklanır unuttuğum ismine, tek hecelik bir cümle bile kurmadınmı hala bana ve hala bana... yok kalsın istemiyorum, yırtılsın dudaklarım, dökülsün ayaklarımın altına yeminlerin ve ezilsin yalan arası cümlelerin.
Anmayacağım seni ve vadedilmiş topraklarımın balçıklarına hiç bulaşmayacak bedenin. Olma bunuda kabul ediyorum ve yine gidiyorum ama bu sefer sunduğun ateşi içmeye değil o ateşte yanmaya gidiyorum. Varlığın kefenlemişti beni, yokluğun yatırdı musallaya.
Önder ÖZTÜRK
16 / 02 / 2009
PAZARTESİ
21 : 16
BENİ HASRETLER TANIR GÖZLERİN DEĞİLGözlerinden bir eser kalmasın bana
Karanlıkta üşürsün
Gökten yıldız kayar
Vede kanar gece
Oluk oluk ıslanırsın
Bırak hüznün buğusu yağsın başıma
Gecede matem olsun
Vuslat olsun yumruğumda terin
Beni hasretler tanır gözlerin değil
Şakaklarımda şafak çatlar
Sabah sırılsıklam yürek acısı
Sararırsın, dışarıda hayıflanırsın
Ellerimde umutların kalır
Kasvet kalır
Debreşir duygularım
Buradan bahar geçmez
Önder ÖZTÜRK HASRETE SELAM DURUYOR GÖZLERİMKeder bıraktı bulutlar
Ve tüm yollar sana çıktı sızıyla
Çığ düşmüş gibi heryere
Buram buram hasret düştü yollara
Radyolarda aşklar anlatılıyor
Erciyeste buluştuğu söyleniyor
Ve kimsesiz hayallerle
Sevgilerin vuslatla olan hikayesi anlatılıyor
Radyolarda başkaldırı çalıyor
Yollanıyor ağlayan gözlere
Çocuklar kar oluyor
Islanmış üst baş kahkahalar
Ben ise karanlıklarda insanlar yapıyorum
Ve hala yaşıyorum
Sensiz, kimsesiz, sessiz
Buz kesmiş odamda
Kırmızı gül kokuyorsun
Ve heryerdesin artık
Sokak lambası sönüyor
Kaldırımları sen aydınlatıyorsun
Hasrete selam duruyor gözlerim.
Önder ÖZTÜRK RUHUM SENDE KALDIAh haydarpaşa, telaşını görüyor gibiyim
Ruhum sende kaldı
Mesela bir ayakkabı boyacısı olsam
Bahane ya
Kimse kaldırmasa yerimden
Gözlerimi kapasam
Gündüzüne ay doldursam
Solusam solusam
Güvercinlerini duysam
Mesela önünde bir yemci olsam
Beslesem o güvercinleri
Kimse değil sadece ben
Bahane ya
Akşamını görsem
Başındaki dumanlı dağları
Kanatlarında taşıdığın hayalleri
Ve her çırpışında çıkardığın o tınıya
Ömrümü versem
Önünde bir çocuk olsam
Masum ve güleç
Çocukca yaşasam seni
Ve denizden oynayan insanlar
Rengarenk evler
Konuşan yıldızlar
Gülen ay
Ve yakalı güneşler yapsam
Kapında bir simitçi olsam
Dağıtsam tadını herkese
Bahane ya
Bir yanım İstanbul olsa
Toprak olsam
İstanbul koksa her yanım
Kapında bir rayda ben olsam
Adıma şarkılar yapılsa
Ahh haydarpaşa
Ruhum sende kaldı
Telaşını görüyor gibiyim
Önder ÖZTÜRK HAVANDA HÜCREM VARHavanda hücrem var
Soluduğun her nefesin zerresinde terim var
Kapandığın mabedin çeşmesinden kanım damlar
Bir adımım lefkoşa, yumruğum beş parmak
Uyan ey! şehidim yurduma girmesin alçak
Bayrağımın kızıllığından rengini aldı tenin
Kahraman milletsin ezanlardır senin yerin
Toprak kabul eder her daim kefenin
Ellerim Güzelyurtta, Karpaz atar yüreğim
Yücel sen mücahid, lal oldu gözlerim
Vatan sensin. Bayrak sen. Şehide benzersin
Anadolu göz nurun, İskelede gezersin
Namert kurşunuyla ölürken arzda güzelsin
Arkadaş Girnede Turan kadarsın
Gazi yurdu Mağosada Hakka bakarsın
Önder ÖZTÜRK GELDE CEMALİNİ GÖRUmman deseler sana
Denizler kıskanmaz gözlerini
Düşlesem seni kana kana
Hazandan beter, kışdan beter
Hürmetim var merhametim
En büyük kıymetim
Geceler hicran okur
Sabaha kasvet
Ve hasret dolanır ayaklara
Oy...
Ay mı desem
Yıldız mı
Işığım söndü
Güneş mi
Gelde cemalini gör şuramda
Akar nehirler, çağlar ismini
Duyarda gam yapmaz Bodrumun hakimi
Gelde cemalini gör
Umman deseler sana
Denizler kıskanmaz gözlerini
Önder ÖZTÜRK SANA SECDE EDERİMEğer yalvarmaksa benden isteğin, sana itaat ederim. Eğer diz çökmekse, sana secde ederim...!
Önder ÖZTÜRK YİRMİBEŞ YAŞINDACam bilyelerin rüyalarında küçük bir çocuktum
Elimde elma şekeri yirmibeş yaşında
Yokuşlarda koşturduğum lastiklerdi masallarım
Bebek gıdısında hayallerim
İlkbahar esintisi düşlerim
Hala kırlangıçlar süslüyor penceremi
Uçurtmalar yapıyor melekler
Çocukluğumun buğusu bulut...
Su olup yağıyor çimenlere
Çimenlerde koşuyorum, yuvarlanıyorum...
Sırılsıklam yirmibeş yaşında
Ayak sesleri
Ve yüreğimi okşayan kapı gıcırtısı
Işıkların ötesinde dedem
Hergece meçhulde beslediğim kırlangıçlar
İki kanadında iki dünya
Götürüyor beni sokaktan sokağa
Gözlerimde iki damla yaş
Biri yakarış biri sarhoş şimdi
Boğuluyorum yirmibeş yaşında
Önder ÖZTÜRK
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|